|
||||||||||||||
|
||||||||||||||
|
||||||||||||||
|
||||||||||||||
| Denizin sebzesi: Domates Anemon (Actinia equina) Yazar: Selim Özadar
Resim: Guernsey Biyolojik Kayıt Merkezi
Birçoğumuz jelibona benzeyen bu kan kırmızı canlıları çocukluğumuzdan beri deniz kenarlarında görürüz. Genelde kapalı halde dalgaların vurduğu kayalıklarda görülürler. Gelgitin etkin olduğu yerlerde, sular alçaldığında su seviyesinden metrelerce yüksekte olabilirler. Saatlerce suyun dışında güneşin altında kalabildiklerinden bu canlılar çok dayanıklıdır ve soğuk su anemonları olmalarına rağmen tropikal akvaryumlarda rahatlıkla bakılabilirler.
Domates anemonlar yeşil, kahverengi gibi farklı renklerde bulunabilirler fakat Türkiye’de en çok görülen renk kırmızıdır ve anemon adını da kırmızı renginden alır. Kan kırmızı rengiyle kapandığında bir domatese benzer. Actinia equina’ya deniz domatesi de dendiğini duyabilirsiniz.
Domates anemonlar genelde 5cm çapındadır fakat bundan fazla büyüdükleri de görülmüştür. Tentakülleri ise 2-3cm uzunluğunda olabilir. Ağız kısmının etrafında tentakül bulunmaz. Tentaküllerinin bittiği yerin altında acrorhagi denilen mavi kabarcıklar bulunur. Bu kabarcıklarda denizanalarında da bulunan nematokist adlı ısırgan hücreler vardır ve domates anemonlar bu sayede diğer anemonlarla savaşabilirler.
Resim: Selim Özadar
Domates anemonlar akvaryumda ya da doğada sürekli tentakülleri açık halde bulunmazlar. Suda yiyecek kokusu varsa tentaküllerini açarlar. Sudaki en ufak bir yiyecek kokusunu bile hissederler. Özellikle akvaryuma donmuş yem veriyorsanız bunu kolayca gözlemleyebilirsiniz çünkü donmuş yemi akvaryuma koyduktan birkaç saniye sonra anemonun da yavaş yavaş kollarını açtığını görebilirsiniz. Domates anemon besleyenler genelde kapalı olmasından şikayet eder fakat bu konuda yapacak pek fazla bir şey yok. Özellikle anemonu çok fazla beslemeyi planlamıyorsanız kapalı olmasını da kabul etmeniz gerek. Anemonu açık halde en uzun süre görmek içinse gün içerisinde az az fakat sıkça besleyin. Bu hem daha sağlıklı olacaktır hem de anemon en uzun süre açık kalacaktır.
Doğada domates anemonlar başka canlılarla herhangi bir simbiyotik ilişkiye girmezler fakat akvaryumda doğal olmayan bazı ilişkiler görülebilir. Birçok palyaço balığı türü doğada kendilerine ev sahipliği yapan anemon türlerinin yokluğunda domates anemonu ev olarak kullanabilirler. Amphiprion ocellaris, A. frenatus ve Premnas biaculeatus türü palyaço balıklarının domates anemonu akvaryumda yuva olarak kullandığına şahit olunmuştur. Elbette akvaryumunuzdaki palyaço balığı bu türlerden biri bile olsa domates anemonu ev olarak kullanacağı kesin değildir.
Resim: Evren Şair Resim: Selim Özadar
Domates anemonlarının çoğalması hakkında fazla bir şey bilinmemekle birlikte, çoğalmalarının bir yolu kendi kendilerine doğurarak üremek. Anemon doğurmadan önce yavruları anemonun içinde görebilirsiniz. Bir seferde yüzlerce yavru doğurabilir fakat bu akvaryumda çok sık rastlanan bir olay değildir ve bu olayı neyin tetiklediği de tam olarak bilinmemektedir. Ayrıca bu anemonların bölünerek çoğaldıkları da zannedilmektedir fakat diğer anemonlar gibi ağızdan bir bölünmenin aksine anemonun ayak kısmından bıraktığı küçük bir parçadan yeni bir anemon doğması şeklinde tanımlanıyor. Bunun doğruluğu konusunda ise kesin bir bilgi yok.
Domates anemonları resif akvaryumunda bakarken dikkatli olmak gerekir çünkü diğer canlılara çok yaklaşırlarsa ya kendileri ya da o canlı zarar görebilir. Bunu engellemek için ilk olarak anemonu ekleyip yerleşmesini bekleyin çünkü bir yere yerleştikten sonra genelde hareket etmezler. Işığı çok fazla sevmediklerinden kayaların arkalarına kaçabilirler.
|
||||||||||||||
|