Denizkestaneleri
Yazar: Davut Şems

İğne yastığı denizkestaneleri (Mespilia globulus) oldukça ilgi çekici türlerdir.
Fotoğraf: Davut Şems
Selam sevgili arkadaşlarım,
Bu sayımızda derisidikenli popüler denizkestanelerini ele alacağız. Tabiki mercanlar ve balıklar bizim gözümüzde en gözde canlılardır ama benim gibi ilginç canlılara meraklı olan ve seven hobiciler için dikkat çekici canlılardır.
Derisidikenliler (Echinodermata) sınıfına bağlı 6 alt sınıf bulunmaktadır.

Kurutulmuş bir Heterocentrotus trigonarius'un alttan görünüşü
Fotoğraf: Davut Şems
- Denizyıldızları (Asteroidea)
- Denizkestaneleri (Echinoidea)
- Tüyyıldızları (Crinoidea)
- Yılanyıldızları (Ophiuroidea)
- Denizhıyarları (Holothuroidea)
- Denizpapatyaları(Concentricycloidea)
Denizkestaneleri Echinoidea sınıfına bağlı ve ismini hakeden bol dikenli canlılardır, dikenlerin uzunluğu türüne göre bir kaç milimetreden 20 santime kadar değişir ve yine türüne göre dikenleri tüy gibi çok ince olanlardan parmak kalınlığı kadar kalın dikenleri olan bireyler vardır. Gövdeleri yuvarlak ve simetriktir, gövdeleri yine türüne göre 1 cm den 20 cm kadar değişebilir.
Deniz kestaneleri çok değişik renklere sahipler. Beyazdan siyaha neredeyse tüm renklerde bulunurlar; yeşil, mor, kırmızı, turuncu, beyaz, siyah ve karışık renkte olabilirler. Ağızları gövdenin altında olup 5 sivri dişle donanmış ve bu dişler sayesinde koralin alg ve sert mercan gövdelerini, yosunlar ve ölü dokuları rahatlıkla yiyebilirler. Anusları tepelerinde olup oradan dışkı ve spermlarını atar ve salgılarlar.

Dünyanın en büyük denizkestanesi olan İngiliz denizkestanesinin kurutulmuş gövdesi
Fotoğraf: Davut Şems
Hareketleri çok yavaştır. Bu hareketi çok sayıda tüplü ayaklarla yaparlar. Bu ayaklar dikenlerin arasında çok sayıda bulunur ve genelde şeffaftır. Dipte yaşayan bazı türler dikenleri ayak olarak kullanırlar ve hızlı bir şekilde hareket edebilirler. Vantuzlu ayaklar bazı türlerde çok güçlüdür ve bazen kayalara yapışmış denizkestanelerini çıkartmak çok zor olabilir. Tüm yüzeylere rahatlıkla yapışabilir ve hareket edebilirler.
Üremeleri akvaryumda gerçekleşse de yavruların büyütülmesi imkansıza yakındır çünkü yumurta ve spermleri suya bırakırlar. Suda birleşen yumurta ve spermler Echinopluteus adlı larvaları meydana getirir. Bu larvalar suyun üst yüzeyinde bulunurlar ve uzun bir kolu vardır. Bu kol sayesinde fitoplanktonları avlayarak beslenirler. Birkaç ay sonra organizasiyona başlarlar ve rudiment adı verilen bir yapı oluşturup yavaş yavaş küçük bir kestaneye dönüşürler.

Uzun dikenli denizkestanesi (Diadema setosum)
Fotoğraf: Davut Şems
Denizkestaneleri kutuplar hariç nerdeyse tüm denizlerde yaşarlar. 0 ila 5000 metre arasında bulunurlar.
Akvaryuma adapte olabilmeleri için kıyıda yaşayanlar tercih edilmelidir. Derinlerde yaşayanlar basınç farklılığından dolayı akvaryumda yaşayamazlar.
Kestaneler çok eski canlılardır ve fosillerin incelemesinde 450 milyar yıl önceye kadar yaşadıkları tesbit edilmiştir. Bu da çok dayanıklı canlılar olduklarını gösteriyor.

Kestaneler gövde altında bulunan dişler sayesinde sert koralin algleri bile yiyebilirler.
Fotoğraf: Davut Şems
Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ndeki araştırmacılar kestaneleri biotest canlısı olarak kabul etmişlerdir. Denizanalarının çoğalması nasıl organik kirlilik işaretiyse, denizkestaneleri de temizliğin göstergesidir. Fakat bu tez sanırım sadece Akdeniz'de geçerlidir çünkü Marmara Denizi'nde hem denizanaları çok hemde kestaneler. Bu da insanları çelişkiye düşürüyor, bana göre.
Türkiye'de kestanelerin besin değeri pek bilinmese de Avrupa'da ve Uzak Doğu'da popüler gıdalar arasındadır. Deniz ürünleri sevenler tarafından çok istek alıyor çünkü afrodizyak etkisi vardır. Japonya, Fransa, Yunanistan, İtalya, Şili ve Uzak Doğu'da son derece yaygın bir gıda ürünüdür.

450 milyon yıllık bir çift denizkestanesi fosili
Fotoğraf: Davut Şems
Denizkestaneleri akvaryumda beslenme şekline göre ikiye ayrılır:
1. Otçul kestaneler
2. Etçil ve leşçil kestaneler
Resif akvaryumlarında otçul kestaneler tercih edilir. Yosunla mucadelede etkin rol oynayan kestaneler aynı zamanda koralin alg ve makro alglari de tüketirler. Koralin alg sevenler veya değişik makro algleri olan akvaristler kestane beslememeliler çünkü en kısa zamanda hepsini bitirebilirler. Benim akvaryumumda 2 farklı tür kestane olduğu için hiç koralin alg görülmez.

Fotoğraf: Davut Şems
Etçil kestaneler daha çok yalnız balık akvaryumlarında tercih edilir. Bu tip kestaneleri almadan önce iyice araştırmak gerekir yoksa bir gecede bile büyük hasarlar verebilirler. Araştırmadan bir mavi kestane almıştım. Bir ay hiçbir zarar vermedi fakat bir ay sonra bir sabah bir mercanın yarısını yediğini gördüm ve akvaryumdan çıkarttım.Türkiye'ye ithal edilen kestanelerin çoğu otçuldur ama unutmayalım ki her ne kadar otçul olsalar da protein ihtiyaçları da var. Bu ihtiyacı biz karşılamalıyız. Her 10 günde bir küçük bir parça karides veya midye etini dikenlerin üstüne bırakırsanız vantuzlu uzantılarıyla yakalar ve yerler. Bu şekilde protein ihtiyaçlarını karşılarlar. Etçil olanlar daha sık beslenmeliler. Onları da karides, kalamar ve midye etiyle besleyebilirsiniz.
Denizkestanesi beslemek isteyen, akvaristler özellikle resif akvaryumlarında, önceden tedbir alıp frag taşlarını epoksi ile sabitleştirmeleri gerekiyor. Çünkü kestaneler fragları veya bazı küçük canlı barındıran kayaları oynatabilirler ve kestanelerin çoğu gececi olduklarından sabaha kadar devrilmiş bir frag zarar görebilir.
Kestanelerin doğal düşmanları genelde büyük dişli balıklardır. Büyük tetikbalıkları (trigger) ve büyük lapinlar (wrasse) akvaryumda kestanelere zarar verebilirler. Büyük lapinler suyu tazikli bir şekilde üfleyerek kestaneleri devirip alt kısmından kırarak yerler. Bazı uzun gagalı kelebekbalıkları da kestanelere zarar verebilirler.
Denizlerimizde yaşayan denizkestaneleri:
En fazla bulunan ve tropikal akvaryumlara da adapte olabilen Arbacia lixula'nın rengi siyahtır. Boyları 10cm'e kadar olabilir ve yosunla beslenirler. Sıcaklığı fazla sevmezler. İdeal su ısısı 20-22C deredir ama 30 dereceye kadar dayanabilirler. Görüntüleri fazla güzel olmasa da iyi görev yapıyorlar ve resif uyumlular.

Siyah Denizkestanesi (Arbacia lixula)
Fotoğraf: Selim Özadar
Sphaerechinus granularis yani beyaz uçlu denizkestanesi Akdeniz ve Ege'de bulunurlar. Dikenleri mor ya da siyah, uçları beyazdır. Dikenleri kısadır. Çok güzel canlılardır ve dalış yapan arkadaşların mutlaka dikkatini çekmiştir. Çapı 13 cm olabilir. 2 metreden 65 metre'ye kadar derinlikte yaşayabilirler ve derine indikçe renkleri açılır. Bu canlılar otçuldur, denizçayırlarının kökleri ve yosunlarla beslenirler. Kum üzerinde yaşarlar ve bakımı zordur.
Cidaris cidaris soluk renklere sahiptir ve sarı, yeşil, kırmzı ve kahverengi tonlarındadırlar. 30 metre derinde yaşarlar ve kalın dikenleri vardır. Akvaryumda yaşatılması çok zordur. Vücut çapı dikenler hariç 7 cm'dir. Diplerde omurgasızlar ve organik atıklarla beslenirler. Resif uyumlu değillerdir.
Centrostephanus longispinus, Diadema ailesine mensup tek yerli deniz kestanesidir. Kahverengi veya menekşe renginde dikenleri vardır. Çok derinlerde (35-130m) ve kumlu ve çamurlu zeminleri tercih ederler.
Gövdesi 6cm'dir, ölü veya canlı yumuşakçalar, denizyıldızları ve bitkilerle beslenirler. Resif uyumlu değillerdir.
Paracentrotus lividus yani yaygın denizkestanesi mordan kırmızıya, yeşilden kahverengine kadar değişik renkleri vardır. Sert zeminleri tercih ederler. 30 metre derinliğe kadar inebilirler. Sivri ve zehirli dikenleri vardır, battığı zaman alerjik reaksiyor görülebilir. Gövdesi 6 cm'dir. Yosunla beslenirler ve resif akvaryumunda bakılabilirler.

Denizkestanesi suya yumurtalarını bırakıyor
Fotoğraf: Davut Şems
Kısacası yerli deniz kestanelerin en uyumlusu Arbacia ve Paracentrotus'tur. Arbacia'yı bizzat besliyorum ve memnunum. Sevgili akvaristlerde tavsiye ederim.
Ülkemize pek fazla deniz kestanesi ithalatı yapılmıyor ve genelde otçul kestaneler geliyor. Yine de almadan önce araştırma yapılmalısınız. En kolay bulunan ithal kestaneler:
Mespilia globulus yani iğne yastığı kestanesi'nin pembe dikenleri ve lacivert şeritleri çok güzel bir görüntü sağlar. Benim de en sevdiğim kestanedir. Bulduğu nesneleri üstünde taşıyarak kamuflaj yapar. Bazen de polipleri taşır ve güzel bir görüntü oluşturur akvaryumda. Uzun süre yaşar ve resif uyumludur. Dikenleri kısa olduğundan rahat dolaşır ve sağa sola takılmaz. 7cm boyundadır ve yosunlarla beslenir.

Bir çift Mespilia globulus. İğne yastığı kestanelerinin farklı renk varyasyonları görülebilir.
Fotoğraf: Davut Şems
Bir de yakın akrabası Tripneustes gratilla yani koleksiyoncu denizkestanesi birbirine çok benzerler ama renk farkı vardır aralarında. Dikenleri kahve rengi yeşil arası bir renk ve lacivert şeritleri vardır. Bakımları aynıdır fakat biraz daha büyük olurlar. Çin, Filipin ve Japon sahillerinde bulunurlar ve ileal su hacmi 400 lt dir.

Fotoğraf: Gökhan Kukurt
Koleksiyoncu denizkestanesi (Tripneustes gratilla)
Diadema setosum yani uzun dikenli denizkestanesinin en göze çarpan özelliği uzun dikenleri ve göze benzeyen ve tepesinde yer alan oluşumdur. Gövdesi 9cm ama dikenlerle beraber 40cm'e kadar büyüyebilirler. Dikenleri siyah renginde ama gri olanları da vardır. Hint, Pasifik ve Tropikal Atlantik'te yaşarlar. 0-25 metrede görülürler ve resif uymludurlar. Uzun süredir besliyorum ve çok beğeniyorum bu canlıyı. Normalde gececiler ama akvaryum ortamında gündüz de çıkarlar. Çok ilgi çekici ve ilginç bir kestanedir, akvaryumu büyük olan arkadaşlara tavsiye ederim.

Uzun dikenli denizkestanesi (Diadema setosum)
Fotoğraf: Davut Şems
Türkiye'ye pek ithal edilmeyen ama çok güzel olan bazı denizkestanelerine bir kaç örnek:
Heterocentrotus trigonarius
Phyllacanthus imperialis
Echinothrix calamaris
Salmacis bicolor
Microcyphus rousseaui
Echinometra mathaei
Leşçil denizkestanelere bir kaç örnek:
Strongylocentrotus purpuratus
Metalia sternalis
Umarım bir nebze de olsa kestanelerin tanıtımında yardımcı olabilmişimdir.
| Sitedeki bütün yazı ve fotoğraflar Resif Bölgesi'ne aittir. İzinsiz kullanılan içerik hakkında yasal işlem başlatılacaktır. |
![]()